•  Soru Sor

    Soru Sor

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)
    GGüvenlik Numarası.

  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com
  • Sağlık İletişim Platformu
  • Hakkımızda
  • ONLINE MUAYENEHANE
  • Videolar
  • Bu Test Nerede Yapılıyor?
  • İletişim

Sağlık

  • Makaleler
  • Sağlık
  • Alzheimer hastalarına 'yakın' destek

Alzheimer hastalarına 'yakın' destek

  • Sağlık İletişim Platformu
  • 897
  • Sağlık

Alzheimer hastalarına 'yakın' destek

Dünyada 55 milyon insanın yaşamını derinden etkileyen Alzheimer hastalığı, her geçen gün büyüyen küresel bir sağlık sorunu. Üstelik hastalığın görülme sıklığı her 5 yılda bir ikiye katlanıyor. Uluslararası Alzheimer Raporu’na göre hasta sayısının 2050 yılına kadar 139 milyona çıkması bekleniyor.

Genellikle ilerleyen yaşla birlikte ortaya çıkan Alzheimer, beyin hücrelerinin ölümüyle hafıza kaybı, bunama ve bilişsel yetilerin kaybına yol açıyor.

Alzheimer sadece hastaların değil, yakınlarının da yaşamını derinden etkiliyor. Peki hastaların en büyük destekçileri olan yakınları bu zorlu süreçte nasıl bir yol izlemeli? Nelere dikkat edilmeli? Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu ile bu soruların yanıtlarını aradık.

Alzheimer’la mücadele teşhisle birlikte başlıyor

Alzheimer hastalığı genellikle ilk önce hastanın ailesi tarafından fark ediliyor. Hasta yakınlarının Alzheimer'la zorlu mücadelesi teşhisle birlikte başlıyor. Prof. Dr. Kulaksızoğlu, hasta yakınlarının teşhisten sonra yaşadıkları süreci ise şöyle anlatıyor:

“Hastanın durumu ne kadar bariz olursa olsun tanıyı söylediğinizde aile üzülüyor, hayal kırıklığına uğruyor. Bu tanıyı öğrendikleri andan itibaren değişik reaksiyonlar görebiliyoruz. Mesela bazı aileler hemen ‘Ne yapalım, nasıl rahat ettirelim?’ diye konuya yaklaşırken bazıları ise ‘Tedavi için ne yapabiliriz?’ diyor ya da hemen başka bir doktordan fikir almak isteyebiliyorlar.”

{ilgili-metin-[{title}Kolay bir süreç değil... İyileşmeyeceğini bildiğiniz bir kişiye 7 gün 24 saat bakım veriyorsunuz. Bir araştırma yapmıştık. Alzheimer hasta yakınlarının neredeyse üçte biri tükenme sendromundan muzdarip.{title}{source}Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu{source}{theme}red{theme}]}

“Bilgi, bakımı kolaylaştırıyor”

Hasta yakınları için hiç de kolay olmayan bu süreçte atılacak ilk adım, hastalık hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olmak. Prof. Dr. Kulaksızoğlu, “Bilgi, bakımı kolaylaştırıyor” diyor ve bu konunun neden önemli olduğunu bir örnekle açıklıyor:

“Mesela hasta, evdeki yardımcının eşyalarını çaldığını söyleyebiliyor. Bilgili bir aile, bunun hastalığın orta evresindeki bir belirti olduğunu ve konuyu değiştirip üzerinde çok durulmaması gerektiğini biliyor. Ancak hastalıkla ilgili bilgi sahibi olmayan bir aile ‘Yardımcı acaba çalıyor mu, kamera mı koysak veya işten mi çıkarsak?’ diye düşünebiliyor. Dolayısıyla bilgi çok önemli. Biz ilk planda ailelere okumalarını, hastalığı öğrenmelerini ve bilgili olmalarını istiyoruz.”

Fotoğraf: Getty Images

Hasta yakınları destek almaktan çekinmemeli

Hasta yakınlarının kendileriyle benzer süreçleri yaşayan kişilerle bir araya gelmesi de bu süreçte büyük önem taşıyor. Yine hemşirelerden, psikologlardan, fizyoterapistlerden ve başka branşlardan hekimlerden de yardım almak hastanın bakımını daha iyi yapabilmek için önemli. Hasta yakınlarının yardım almaktan kaçınmaması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Kulaksızoğlu, “Kolay bir süreç değil... İyileşmeyeceğini bildiğiniz bir kişiye 7 gün 24 saat bakım veriyorsunuz. Bir araştırma yapmıştık. Alzheimer hasta yakınlarının neredeyse üçte biri tükenme sendromundan muzdarip. Yine Alzheimer hasta yakınlarının en az dörtte birinde tedaviyi gerektirecek düzeyde depresif belirtileri var” şeklinde konuşuyor.

Hastanın bakımını üstlenen kişilerin kendilerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Kulaksızoğlu, “Dünyada yapılan bazı araştırmalarda Alzheimer hasta yakınlarının, Alzheimer olma riski daha yüksek. Çünkü hastaya bakarken kendilerini unutuyorlar. Kendileriyle ilgili bir şeyler yapmayı unutuyorlar. Alzheimer hasta yakınlarının kendi sağlıklarını ihmal ettikleri için hastalanması bilimsel bir gerçek” ifadesini kullanıyor ve devam ediyor:

“O yüzden kendilerine bakmayı, doktor kontrollerini, ilaçlarını, yürüyüşlerini ihmal etmemeliler. 7 gün 24 saat hastanın başında oturmak, hastalığın gidişatını değiştirmeyecek. Hastayı özellikle erken evrelerde yarım saat, bir saat yalnız bırakmakta sıkıntı yok. İkinci önerim de başkalarından yardım almaktan çekinmemeleri.”

{ilgili-metin-[{title}Aşırı gayretle başlarsanız yolculuğun sonuna hiç enerjiniz kalmayabilir. Bu yolculuğu çok büyük bir üzüntüyle yapmaya çalışırsanız, hastalanırsınız.{title}{theme}red{theme}]}

Alzheimer hastalığının her evresinde bakım farklı

Gelelim hastanın bakımında yakınlarının dikkat etmesi gerekenlere… İlk sırada beslenme yer alıyor. Gerek hastaların gerekse yakınlarının Akdeniz tipi diyetle beslenmesinin önemli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Kulaksızoğlu diğer tavsiyelerini ise şöyle sıralıyor:

“Hastayla birlikte beraberce yürüyüşe çıkmak, parkta oturmak, çay bahçesinde oturmak hem hasta için çok yararlı hem de yakını için ferahlatıcı aktiviteler… Bunun yanı sıra her evredeki hastanın psikolojik ve nörolojik sağlığı için dikkat edilmesi gereken konular var. Birinci evrede hastayı çok kısıtlamamak, hastanın sosyal hayatını sürdürmesine yardımcı olmak gerekiyor. Özellikle zihni aktif tutacak kurs, arkadaş görüşmeleri gibi her türlü aktivite birinci evrede yapılmalı.”

Orta evrede ise hastayla uzun boylu seyahatler yerine günübirlik gezilerin tercih edilmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Kulaksızoğlu uyarılarını şu sözlerle sürdürüyor:

“Yine orta evredeki hastayı yürüyüşe çıkarmak, yapabildiği her işi kendisinin yapmasına yardımcı olmak önemli. Bazen bir yardımcı tutuluyor, her işi o yapıyor ve hastanın bir köşeye oturması isteniyor. Ancak hastanın hayat içinde bir işe yararlık duygusunu taşıması, el ve göz becerilerini kullanarak beynini aktif tutması çok önemli. Böylece orta evrede aktif tutulan hastalar ileri evreye daha geç giriyorlar.”

Fotoğraf: Getty Images

İleri evre hastalarda aralıksız gözetim şart

İleri evrede ise hasta yakınlarına düşen görev daha da artıyor. Çünkü hastalık ilerledikçe bakım zorlaşıyor ve daha büyük özen istiyor. “İleri evredeki hastalar için ise 7-24 gözetim gerekiyor” diyen Prof. Dr. Kulaksızoğlu'na yeniden kulak veriyoruz:

“Farkında olmadan hasta düşebilir. Kendine ya da çevresine istemeden zarar vereceği bir davranışı olabileceği için hareketlerine dikkat edilmeli. Yine bir takım kas egzersizleri yapmak gerekiyor. Yürüyebildiği müddetçe yürüyüşünü destekleyip dışarı çıkarılmalı. Sağlıklı ve protein ağırlıklı beslenmesi gerekli. İleri evrede gerek dahiliye gerek nöropsikiyatrik açıdan daha sık doktor kontrolü, tahlil ve tetkikler gerekiyor. Az konuşsa, hatta yakınlarını tanımasa bile sevdiklerinin etrafında olduğu hissini ya da sevildiği hissini ileri evredeki hastalar çok iyi biliyor. Onun için sevmek, dokunmak, yanına oturmak gerekiyor.”

Prof. Dr. Kulaksızoğlu'nun hasta yakınlarına son tavsiyesi ise “Aşırı gayretle başlarsanız yolculuğun sonuna hiç enerjiniz kalmayabilir. Bu yolculuğu çok büyük bir üzüntüyle yapmaya çalışırsanız, hastalanırsınız” şeklinde.
 

Webofisin 4
Webofisin 2
Webofisin 1
Webofisin 3
Webofisin 7
Webofisin 6
Webofisin 5

Doktorlarımızdan

  • Prof. Dr. Nilda Sütay Süslü

    Gırtlak kanseri belirtileri nelerdir?

    Gırtlak kanseri belirtileri nelerdir?

    GIRTLAK KANSERİ BELİRTİLERİ NELERDİR? Gırtlak kanserinin en sık görülen belirtisi 3 haftadan uzun süren ses kısıklığıdır. Gırtlak kanserinde görülebilen diğer belirtileri ise; Seste boğuklaşma v...

  • Online Doctor Türkiye

    Kardiyovasküler Hastalıklar ve Tedavileri

    Kardiyovasküler Hastalıklar ve Tedavileri

    Kardiyovasküler cerrahi uzmanları, kalp ve damar hastalıklarıyla ilgili cerrahi müdahaleleri gerçekleştiren uzmanlardır. Aşağıda, kardiyovasküler cerrahi uzmanlarının genellikle tedavi ettikleri baz...

  • Prof. Dr. Esra Eryaman

    Burun sırtında kemer

    Burun sırtında kemer

    Kemerli burun tarifi burun sırtında dış bükey bir tümseğin olmasıdır. Bu tümsek burun sırtında kemik ve kıkırdak bölümdeki fazlalıktan oluşur. Küçük olduğu zaman, hafif bir törpü ile düzeltilebi...

  • Prof.Dr. M. Mete Kıroğlu

    Saman Nezlesi Nedir?

    Saman Nezlesi Nedir?

    Saman Nezlesi Nedir?Alerjik Rinit Belirtileri, Nedenleri ve TedavisiSaman nezlesi, adının aksine samanla doğrudan ilişkili değildir. Tıbbi adıyla alerjik rinit, havada bulunan polen, ev tozu, hayvan...

  • Op.Dr. Salih Şentürk

    TARSAL TÜNEL SENDROMU

    TARSAL TÜNEL SENDROMU

    Tarsal tünel sendromu, ayak bileği ve ayak tabanında bulunan tarsal tünel adı verilen dar bir kanalda sinir sıkışması sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Bu durum genellikle ayak tabanındak...

  • Prof. Dr. Bengi Başer

    Koroner Arter Hastaligi Nedir?

    Koroner Arter Hastaligi Nedir?

    Koroner arterler, kalbin etrafını çevreleyerek kalbin beslenmesini sağlayan atardamarlardır. Beslenme bozukluğu, aşırı yemek yeme, yağlı beslenme, hareketsiz bir yaşam sürme gibi nedenlerden ...

  • Prof.Dr. Seher Naz Yeni

    Jeneralize Nöbetler

    Jeneralize Nöbetler

    Jeneralize NöbetlerJeneralize nöbetler tüm beyne yayılırlar. En sık rastlanan tipi jeneralize tonik-klonik nöbetlerdir. Halk arasında sara nöbeti denince bu nöbet şekli akla gelir . Kısaca kişi ...

  • Prof. Dr. Selda Karaayvaz

    Gebelikte Anne-Bebek Sağlığı

    Gebelikte Anne-Bebek Sağlığı

    Bebeklerin anneleri ile etkileşimleri, gebeliğin oluştuğu andan itibaren başlar, o nedenle gebelik boyunca anne ve bebek sağlığına bütüncül bir bakış gerekir. Annenin fiziksel, zihinsel, duy...

  • Prof. Dr. Murat Gönenç

    KRONİK PANKREATİT

    KRONİK PANKREATİT

    Kronik pankreatit genetik, çevresel veya diğer bazı risk faktörlerine sahip bireylerde ortaya çıkan kronik bir pankreas iltihabıdır. Kronik ve ilerleyici iltihaplanma sonucunda organda geri dönüşüm...

  • Prof. Dr. Alpin Güneri MD MSc

    Genel Bilgiler

    Genel Bilgiler

    Ağız boşluğu ve yutak önemli vücut bölümleri olup nefes alma, konuşma, çiğneme ve yutma görevini yerine getiren organlardan meydana gelmişlerdir.Ağız ve yutak tümörleri: iyi ya da kötü huylu (kans...

facebook

Sağlık İletişim Platformu

Sağlığınız için herşey

Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Bülent Ergan
Editör
Zafer Karaca
İletişim: 0850 532 5 236
(CEO)Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır.Sağlık İletişim Platformu harici linklerin sorumluluğunu almaz.

İrtibat Bilgileri

  • Marmara Teknopark Tübitak Gebze Yerleşkesi, 41400 Gebze/Kocaeli
  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com

Bülten Aboneliği

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)

    saglikiletisimplatformu.com 2026, All Rights Reserved

    • Hakkımızda
    • ONLINE MUAYENEHANE
    • Videolar
    • Bu Test Nerede Yapılıyor?
    • İletişim