•  Soru Sor

    Soru Sor

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)
    GGüvenlik Numarası.

  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com
  • Sağlık İletişim Platformu
  • Hakkımızda
  • ONLINE MUAYENEHANE
  • Videolar
  • Bu Test Nerede Yapılıyor?
  • İletişim

Sağlık

  • Makaleler
  • Sağlık
  • Kanserden korkma, geç kalmaktan kork

Kanserden korkma, geç kalmaktan kork

  • Sağlık İletişim Platformu
  • 576
  • Sağlık

Kanserden korkma, geç kalmaktan kork

“Amansız hastalık” olarak hafızalara kazınan kanser hem dünyada hem de Türkiye’de hala önemli bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor. Neyse ki ilerleyen tıp ve erken teşhis sayesinde tedavide artık eskisine oranla çok daha başarılı sonuçlar alınıyor.

İşte bu nedenle her yıl 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası’nda, kansere karşı toplumda farkındalık yaratmak için çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Biz de bu özel hafta nedeniyle Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Vedat Bayoğlu’yla kanser hastalığını, erken teşhisin önemini ve tedavi yöntemlerini konuştuk.

{ilgili-metin-[{title}Tedaviyle ilgili gelişmelere rağmen ileri evre kanser hastalığı dediğimiz metastatik, yani köken aldığı dokudan farklı organlara yayılmış kanser hastalarında halen tamamen iyileşme, tam şifa kavramını çok büyük oranda sağlayamıyoruz. Organa sınırlı hastalık dediğimiz erken evre hastalıkta ise hastaların neredeyse tamamında iyileşme sağlanabiliyor.{title}{source}Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Vedat Bayoğlu{source}{theme}red{theme}]}

“Erken evrede tam şifa sağlanıyor”

“Türkiye’de özellikle sigara kullanımının fazlalığından dolayı en fazla akciğer kanseri görülüyor. Bunun yanında kadınlarda meme, erkeklerde ise prostat kanseri ile sık karşılaşılıyor” diye sözlerine başlayan Prof. Dr. İbrahim Vedat Bayoğlu, kanserin vücutta meydana geliş sürecini ise şöyle anlatıyor:

“Kanser bir veya birtakım hücrelerin kontrolsüz çoğalması ve bu çoğalan hücrelerin normal doku ile organları istila edip, çalışmalarını bozması sonucu ortaya çıkan ciddi bir hastalık. Çoğalan bu hücreler normal hücre fonksiyonlarını yapmadığı gibi vücudumuzda olan sağlam organları da sararak sonuçta organ yetmezliklerine neden oluyor.”

Prof. Dr. Bayoğlu erken teşhisin önemine dikkat çekerek esas mottolarının “Kanserden korkma, geç kalmaktan kork” olduğunu söylüyor:

Tedaviyle ilgili gelişmelere rağmen ileri evre kanser hastalığı dediğimiz metastatik, yani köken aldığı dokudan farklı organlara yayılmış kanser hastalarında halen tamamen iyileşme, tam şifa kavramını çok büyük oranda sağlayamıyoruz. Organa sınırlı hastalık dediğimiz erken evre hastalıkta ise hastaların neredeyse tamamında iyileşme sağlanabiliyor.

Bu noktada kişilerin vücutlarında bir şeylerin ters gittiğini fark ederek hekime başvurması her zamankinden daha da büyük önem kazanıyor. Peki kanser hangi belirtilerle kendini ele veriyor? Yanıtı Prof. Dr. Bayoğlu’ndan öğreniyoruz.

“Kanserin spesifik bir bulgusu yok. Bulunduğu organa göre semptomlar değişiyor. Buna rağmen yeni fark edilen bir kitlesel lezyon, istemsiz kilo kaybı, öksürük, kanlı balgam, idrar yapmada değişiklikler, dışkılama değişikliği veya kanlı dışkılama gibi birçok semptom sayılabiliriz.”

Fotoğraf: Getty Images

Tedavide yüz güldüren sonuçlar

Kanser hastalığında son yıllarda çok önemli gelişmeler olduğunun altını çizen Prof. Dr. Bayoğlu, “Çok zaman değil bundan 10-15 yıl önce ileri evre akciğer kanseri tanısı konan hastalar ortalama 1 yıl yaşıyorken artık gelişen tedavi seçenekleri ve ilaçlar ile ortalama 5 yıllık yaşam sürelerini görüyoruz” diyor. Tedavi sürecindeki yeniliklere ilişkin olarak da şu bilgileri veriyor:

İlaç endüstrisinin gelişimi, bilim ve teknolojik gelişmeler ve en önemlisi esas düşmanımız olan kanser hücresini çok daha iyi tanıyor olmamız nedeniyle kanser hastalarının makus talihi değişti. Kanser hücresini tanımamız, genetik özelliklerini ortaya çıkarmamız neticesinde kullanabildiğimiz, halk tarafından ‘akıllı ilaç’ olarak isimlendirilen hedefe yönelik ilaçlarla ve hastanın kendi bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine saldırmasını sağlayan ‘immünoterapi’ gibi tedavi seçenekleri ile yüz güldürücü sonuçlar alınabiliyor.

{ilgili-metin-[{title}Ailesinde her kanser vakası olan risk altındadır demek doğru değil. Burada anlamlı ailesel kanser geçmişi derken bazı özelliklere bakmak gerekiyor. Mesela erken yaşta aile bireylerinden birinde kanser olması veya en az iki jenerasyonun bundan etkilenmesi, bilinen ailesel kansere yatkınlık gen bozukluğunun olması gibi faktörler sayılabilir.{title}{theme}red{theme}]}

Türkiye’nin kanserle savaşta tüm branşlarda dünya standartlarında hizmet verdiğinin altını çizen Prof. Dr. Bayoğlu, ayrıca birçok merkezde kanser tedavisinde umut vadeden ve yakın gelecekte kullanılabilecek pek çok ilaç/molekül için klinik çalışmalar yapıldığını ifade ediyor.

Tüm bu güzel gelişmeler sevindirse de kanserde özellikle son yıllarda yadsınamaz bir artış gözleniyor. Sebebini Prof. Dr. Bayoğlu şöyle açıklıyor:

Kanserin ana nedeni insan geninin zaman içinde değişime uğraması, yani mutasyonlar olması. Kötü alışkanlıklar, çevresel ve mesleksel karsinojenlere (kanser yapıcı madde) maruz kalınması, yeme içme alışkanlığının etkisiyle kanser oranlarında artış görülüyor.

Aile geçmişinde kanser hikayesi olanlar dikkat

Kanser açısından risk grubunda yer alanların bu hastalığa karşı tetikte olması gerekiyor. Özellikle iki risk grubuna dikkat çekiyor Prof. Dr. Bayoğlu. Bunlardan ilkini “Anlamlı aile kanser geçmişi hikayesi olanlar" diye tanımlıyor Prof. Dr. Bayoğlu:

Ailesinde her kanser vakası olan risk altındadır demek doğru değil. Burada anlamlı ailesel kanser geçmişi derken bazı özelliklere bakmak gerekiyor. Mesela erken yaşta aile bireylerinden birinde kanser olması veya en az iki jenerasyonun bundan etkilenmesi, bilinen ailesel kansere yatkınlık gen bozukluğunun olması gibi faktörler sayılabilir.

Bir diğer risk grubunda ise "kötü madde" maruziyetinde olanlar var. Bunların başında sigara geliyor. Alkol kullanımı, çevresel veya mesleki zararlı madde maruziyetleri, uyuşturucu kullanımı, obezite ile bazı enfeksiyon ajanları da riski artıran diğer sebepler arasında…

“Riskli bireylerin erken dönemde tarama programlarına katılması, uygun zaman ve yaş aralığında tetkiklerinin yapılması kanserin erken saptanmasına belirgin katkı sağlıyor” uyarısı yapan Prof. Dr. Bayoğlu sözü KETEM'lere getiriyor...

“Bu amaçla Sağlık Bakanlığı’na bağlı KETEM’lerden (Kanser Erken Tanı ve Tedavi Merkezleri) bilgi alınması ve bu merkezlerde gerekli kontrollerin yapılması erken tanıda büyük önem arz ediyor.”

Fotoğraf: Getty Images

Kanserden korunmak mümkün mü?

Peki kanserden korunmak için nelere dikkat edilmeli? “Kanserden korunmada en önemli nokta bilinen kanserojenlerden uzak durmak. Bunun için öncelikle sigara ve benzeri tüm kötü madde alışkanlıklarından kurtulmak gerekir” vurgusu yapan Prof. Dr. Bayoğlu sözlerini şöyle noktalıyor:

Ayrıca yeme-içme alışkanlıklarının düzeltilmesi, obeziteden korunma, çevresel ve mesleki maruziyetlerin en aza indirilmesi amacıyla gerekli düzenlemelerin yapılması, kanser yapıcı enfeksiyonlar için gerekli aşılamanın yapılması ve varsa enfeksiyonun uygun zamanda tedavisinin sağlanması gerekiyor. Yine pre-kanseröz dediğimiz kanser öncüsü lezyonların erken dönemde tedavi edilmesi, riskli bireylerde tarama programları ile takibin yapılması da büyük önem arz ediyor.
 

Webofisin 4
Webofisin 2
Webofisin 1
Webofisin 3
Webofisin 7
Webofisin 6
Webofisin 5

Doktorlarımızdan

  • Prof. Dr. Fatih Altunrende

    Selim Prostat Büyümesi

    Selim Prostat Büyümesi

    Bir süredir yazılı ve sözlü basında yoğun olarak yer alan, selim prostat büyümesinde “green light lazer ile buharlaştırma” tedavisi ve bunun topluma sunuluş biçimi ile ilgili olarak aşağı...

  • Doç. Dr. Uğur Önsel Türk, FESC, ECDS

    ATRİYAL FİBRİLASYON: NEDİR? SONUÇLARI NELERDİR? NASIL TEDAVİ EDİLİR?

    ATRİYAL FİBRİLASYON: NEDİR? SONUÇLARI NELERDİR? NASIL TEDAVİ EDİLİR?

  • Prof. Dr. Murat Gönenç

    KARACİĞER KİSTLERİ

    KARACİĞER KİSTLERİ

    İçi sıvı ile dolu olan anormal oluşumların tümüne kist adı verilir. Diğer bir deyişle kist terimi, anormal bir oluşumun içinin dokudan oluşmadığını, sıvıdan oluştuğunu ifade etmek için kullanılır...

  • Doç. Dr. Resul ARISOY

    Geç Dönem Fetal Muayene

    Geç Dönem Fetal  Muayene

    Amacımız fetal büyümenin değerlendirilmesi ve geç dönemde bulgu veren veya tanı alan (Beyin, kalp, bağırsak anomalileri, iskelet anomalileri (kısalık-cücelik) gibi) anomalilerin veya hastalıkları...

  • Prof. Dr. Nilda Sütay Süslü

    TİROİD AMELİYATI SONRASI İZ KALIR MI?

    TİROİD AMELİYATI SONRASI İZ KALIR MI?

    MİNİMAL İNVAZİV TİROİDEKTOMİ Son yıllarda gelişen teknoloji ve tıp alanında oluşan bilgi birikimi ile, tiroid ameliyatlarında mümkün olan en az izi oluşturmayı hedefliyoruz. Eskiden yapılan cilt kes...

  • Prof.Dr. Orhan Ünal

    Doğumda kanamalar

    Doğumda kanamalar

    Doğum sonrasında veya sırasındaki oluşan kanamalrla ilgili bigiye ulaşabilirsiniz

  • Prof.Dr. M. Mete Kıroğlu

    Burun Gerisine Akıntı (BGA)

    Burun Gerisine Akıntı (BGA)

    Burun Gerisine Akıntı (BGA) Nedir?Boğazda Akıntı Hissi, Nedenleri, Belirtileri ve TedavisiBurun gerisine akıntı (BGA), boğazda sürekli akıntı varmış hissi ya da burnun arka kısmından salgının boğaz...

  • Doç. Dr. Çiğdem Kunt İşgüder

    Hamilelikte (Gebelikte) Cinsellik Nasıl Olmalıdır?

    Hamilelikte (Gebelikte) Cinsellik Nasıl Olmalıdır?

    Hamilelik (gebelik) dönemi, birçok çift için duygusal ve fiziksel olarak zorlu bir süreç olabilir. Bu süreçte cinsellik konusunda da çeşitli endişeler ve sorular ortaya çıkabilir. Hamilelikte...

  • Prof.Dr. Seher Naz Yeni

    Epilepsi Nedir?

    Epilepsi Nedir?

    Epilepsi Nedir?Beynimiz duyusal ve bilişsel merkezimiz, bizi diğer canlılardan ayıran en önemli organımızdır. 100 milyar hücreden oluşan beyin herhangi bir bilgisayarla karşılaştır...

  • Prof. Dr. Esra Eryaman

    Rinoplastide beraber yapılabilen ameliyatlar; rinoplasti ve sinüs cerrahisi

    Rinoplastide beraber yapılabilen ameliyatlar; rinoplasti ve sinüs cerrahisi

    Sinüsler burun boşluğuna açılan içi hava ile dolu boşluklardır.4 çift farklı isimlendirilmiş sinüs vardır. Havayı nemlendiren temizleyen hava pasajlarıdır ve seste rezonans yaparlar ve kafatasını h...

facebook

Sağlık İletişim Platformu

Sağlığınız için herşey

Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Bülent Ergan
Editör
Zafer Karaca
İletişim: 0850 532 5 236
(CEO)Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır.Sağlık İletişim Platformu harici linklerin sorumluluğunu almaz.

İrtibat Bilgileri

  • Marmara Teknopark Tübitak Gebze Yerleşkesi, 41400 Gebze/Kocaeli
  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com

Bülten Aboneliği

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)

    saglikiletisimplatformu.com 2026, All Rights Reserved

    • Hakkımızda
    • ONLINE MUAYENEHANE
    • Videolar
    • Bu Test Nerede Yapılıyor?
    • İletişim