•  Soru Sor

    Soru Sor

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)
    GGüvenlik Numarası.

  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com
  • Sağlık İletişim Platformu
  • Hakkımızda
  • ONLINE MUAYENEHANE
  • Videolar
  • Bu Test Nerede Yapılıyor?
  • İletişim

Sağlık

  • Makaleler
  • Sağlık
  • Gıda alerjisi neden hafife alınmamalı?

Gıda alerjisi neden hafife alınmamalı?

  • Sağlık İletişim Platformu
  • 10
  • Sağlık

Gıda alerjisi neden hafife alınmamalı?

Dünya genelinde yapılan araştırmalar, gıda alerjisi görülme sıklığının arttığını gösteriyor. Avrupa Alerji ve Klinik İmmünoloji Akademisi’nin (EAACI) verilerine göre çocuklarda gıda alerjisi oranı yüzde 6 ila 8 arasında değişiyor. Erişkinlerde ise bu oran yüzde 3 ila 4 civarında. Ancak uzmanlar, hafif belirtiler nedeniyle tanı konulmamış vakaların daha yüksek olabileceğini belirtiyor.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) verileri, son 20 yılda çocuklarda gıda alerjisi bildirimlerinin belirgin şekilde arttığını ortaya koyuyor.

Türkiye’de de farkındalık artıyor. Peki yeterli mi? Bu konuyu Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği Astım ve Alerji Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Zeynep Ferhan Özşeker ile konuştuk.

{dikey-video-244}

Alerjinin yaşı yok

Prof. Dr. Zeynep Ferhan Özşeker, gıda alerjisinin çoğu zaman göz ardı edildiğini söylüyor:

“Gıda alerjisi farkında çok olunmayan bir durum aslına bakarsanız. Ama bir kere başladığı zaman ölümcü sonuçlara varabilir. Neredeyse her gün bununla ilgili olayları duyuyoruz. Erişkin ya da çocuk hiç fark etmiyor. Her yaş grubunda görülebilir. İlk defa erişkinde de çıkabilir. Bebekte de ortaya çıkabilir.”

Bu tablo yalnızca çocuklarla sınırlı değil. Daha önce sorunsuz tüketilen bir besin bile bir anda risk haline gelebiliyor.

Özşeker, bunun bağışıklık sisteminin ani ve aşırı yanıtıyla ilişkili olduğunu belirtiyor. Reaksiyonun şiddeti ise çoğu zaman tüketilen miktarla doğru orantılı olmuyor.

Miktar değil temas belirleyici

Toplumda en yaygın yanlış inançlardan biri “Az miktardan bir şey olmaz” düşüncesi. Prof. Dr. Özşeker bu noktaya özellikle dikkat çekiyor:

“Bizim toplumumuz alerjiyi daha yeni yeni tanıyor, daha yeni yeni farkındalık oluşuyor. Alerjim var diyor kişi.  Bir lokma ye, bak bu kadar senin için özel yaptım deniyor. Ama lokması, mikrogram düzeyinde bile alerjiye ölüme neden olabilir.”

Yani sorun miktar değil. Bazen yalnızca temas bile ciddi bir reaksiyona yol açabiliyor.

Özellikle kuruyemiş, yer fıstığı, süt, yumurta ve bazı deniz ürünleri çok küçük miktarlarda bile anafilaksiye neden olabiliyor. Anafilaksi, dakikalar içinde gelişebilen ve solunum yollarını etkileyebilen ağır bir tablo.

Hangi belirtiler ciddiye alınmalı?

Gıda alerjisi her zaman dramatik belirtilerle başlamayabiliyor. Ancak erken işaretleri fark etmek hayati önem taşıyor.

Prof. Dr. Özşeker belirtileri şöyle sıralıyor:

“Besini ağzını aldığı zaman kişi eğer dilinde tat değişikliği, böyle metalik bir tat geldiyse, dilinde şişmesi başladıysa, dudaklarda şişmesi, böyle sesinde boğuklaşma, yutkunmada güçlük, göğüste baskı hissi, vücutta kaşınma, yüzde kaşınma... Nefes darlığı gibi belirtiler başladıysa mutlaka hemen acil yardım almalı.”

Bu belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden 112’ye başvurmak gerekiyor. Tanısı bilinen bireylerde ise adrenalin otoenjektör hayat kurtarıcı olabiliyor.

Fotoğraf: Getty

Okullarda neden katı kurallar var?

ABD, İngiltere ve Kanada’da birçok okulda beslenme paylaşımı yasak ya da ciddi biçimde kısıtlı. Restoranlarda alerjen bildirimi zorunlu tutuluyor. Ambalajlı ürünlerde “aynı bantta üretilmiştir” uyarısı standart hale gelmiş durumda.

Bu düzenlemelerin temelinde çocuk güvenliği yer alıyor. Prof. Dr. Özşeker de okul ortamındaki riske dikkat çekiyor:

“Okulda çocuklar arasında beslenme paylaşımı uygun değil. Çünkü birisinin alerjik olduğu besin, birisinin alerjik olmadığı besin. Bunu bilmek mümkün değil. Eğer çocuk ona alerjisi varsa ufacık bir lokma bile onda hayati risk yaratabilir.”

Webofisin 4
Webofisin 2
Webofisin 1
Webofisin 3
Webofisin 7
Webofisin 6
Webofisin 5

Doktorlarımızdan

  • Prof.Dr. M. Mete Kıroğlu

    Bademcik ve Geniz Eti

    Bademcik ve Geniz Eti

    Bademcik ve Geniz Eti Nedir?Bademcik (Tonsil) ve Geniz Eti (Adenoid) Büyümesi Hakkında Bilmeniz GerekenlerBademcik (tonsil) ve geniz eti (adenoid), bağışıklık sisteminin önemli parçaları olan lenfo...

  • Prof. Dr. Nilda Sütay Süslü

    TÜKÜRÜK BEZİ AMELİYATI

    TÜKÜRÜK BEZİ AMELİYATI

    Tükürük bezi tümörleri en sık kulak önündeki parotis adlı tükrük bezinden kaynaklanır. Bu bezde görülen tümörlerin %80 i iyi huylu tümörlerdir. Ancak kontrolsüz hücre çoğalması nedeniyle bezde kitley...

  • Prof. Dr. Murat Gönenç

    KALIN BAĞIRSAK VE REKTUM KANSERİ

    KALIN BAĞIRSAK VE REKTUM KANSERİ

    Kalın bağırsak ve rektum kanserleri, dünyanın çoğu bölgesinde sindirim sisteminin en sık görülen kanser tiplerinden biridir. Son yıllarda tıbbi ve cerrahi tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra has...

  • Prof.Dr. Seher Naz Yeni

    Jeneralize Nöbetler

    Jeneralize Nöbetler

    Jeneralize NöbetlerJeneralize nöbetler tüm beyne yayılırlar. En sık rastlanan tipi jeneralize tonik-klonik nöbetlerdir. Halk arasında sara nöbeti denince bu nöbet şekli akla gelir . Kısaca kişi ...

  • Prof.Dr. Turan Uslu

    İMS (Kuru İğne Tedavisi) Hangi Ağrılar İçin Kullanılır ?

    İMS (Kuru İğne Tedavisi) Hangi Ağrılar İçin Kullanılır ?

    Baş ağrıları, Boyun ve sırt ağrıları, Donuk omuz (omuzun hareket kısıtlılığı) ve diğer omuz ağrıları, Bel ağrısı, Tenisçi dirseği ve golfçü dirseği, Ağrılı kas spazmları, Repetitif strain ...

  • Uzm.Dr. Melda Bolat Bilsel

    PRP TEDAVİSİ

    PRP TEDAVİSİ

    PRP İLE HÜCRESEL TEDAVİ NEDİR?PRP (Platelet Rich Plasma) platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması adı verilen tedavi yönteminin kısaltılmış ismidirHastalardan alınan kan ,santrüfüj işle...

  • Prof. Dr. Esra Eryaman

    Nazal Polip

    Nazal Polip

    Nazal polipler yaklaşık %1-4 oranında görülen, kolay teşhis edilen, tedavisi son yıllarda oldukça ilerlemeler göstermiş olan, ancak nükslerinden dolayı hala bizi zorlayan bir patolojidir. Tarihçesi 4...

  • Op.Dr. Zeki Salar

    Hamile Kalamıyorum!

    Hamile Kalamıyorum!

    Hamile Kalamıyorum -Kısırlık Araştırma Testleri Bu yazının amacı; bebek sahibi olmak isteyen ancak beklenen süre içinde hamilelik olamamış çiftlere neler yapması gerektiğini hangi aşamalardan geç...

  • Op.Dr. Salih Şentürk

    EKLEM İÇİ HYALÜRONİK ASİT ENJEKSİYONU

    EKLEM İÇİ HYALÜRONİK ASİT ENJEKSİYONU

    Eklem içi hyalüronik asit enjeksiyonu, kireçlenme (osteoartrit) gibi eklem hastalıklarının tedavisinde sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Hyalüronik asit, eklemlerde doğal olarak bulunan bir yapıdır...

  • Prof. Dr. Şefik Hoşal

    Tükrük Bezi Hastalıkları

    Tükrük Bezi Hastalıkları

    Tükrük Bezi HastalıklarıTükrük BezleriMajör Parotis - her iki kulak önü Submandibuler - her iki çene altı Sublingual - her iki dil altı Minör Dudaktan başlayarak nefes borusuna kadar 750-100...

facebook

Sağlık İletişim Platformu

Sağlığınız için herşey

Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Bülent Ergan
Editör
Zafer Karaca
İletişim: 0850 532 5 236
(CEO)Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır.Sağlık İletişim Platformu harici linklerin sorumluluğunu almaz.

İrtibat Bilgileri

  • Marmara Teknopark Tübitak Gebze Yerleşkesi, 41400 Gebze/Kocaeli
  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com

Bülten Aboneliği

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)

    saglikiletisimplatformu.com 2026, All Rights Reserved

    • Hakkımızda
    • ONLINE MUAYENEHANE
    • Videolar
    • Bu Test Nerede Yapılıyor?
    • İletişim